» Macahel Bizimdir İnisiyatifi - Macahel'in ve Macahelli'nin Sesi
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E-Posta Tavsiye Et İletişim Player'i Aç Siteyi Kişiselleştir
   
   
   
 

Ana Sayfa

Yazılar

Dilekçeler

Röportajlar

Haberler

Ziyaretçi Defteri

Bağlantılar

Forum

Resim Galerisi

Videolar

Site Üyeleri

İletişim
 
Üyelik Kullanıcı Adı :  Şifre :  Güvenlik :  Hatırla :    
 
 
Forumdaki Son Cevaplar : Macahel Vakfında alicengiz oyunları mı?..(MacahelBizimdir) CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..(Mereta) Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..(Mereta) HESler Enerji İthalatını Düşürdü..(Mereta) Hidroelektrik Enerji ve Çalışma Sistemi..(Mereta) Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..(Mereta) Sözde Çevrecilik..(Mereta) Borçka Köylere Hizmet Götürme Birliği..(MacahelBizimdir) Elektriği Kesilen Köy, Rüzgar Enerjisind..(Mereta) Macahelin Geleceğine Dair Dışarıdan Bir ..(Maralli) Muhalefet Parti Belgelerinde HESler..(Mereta) Yenilenebilir Enerji ve Çevre..(Mereta) MGK Kararlarında HES..(Mereta) HES karşıtlarını fosil yakıt lobisi kışk..(Mereta) Yenilenebilir Enerji Nedir?..(Mereta)
                
» [ MacahelBizimdir.Org Forum ] [ HES Projeleri ] [ Düzenli HES Projesi’ne Karşı Açılan Davayla İlgili Haberlerin Analizi-1 ]
Mereta
[Forum Yöneticisi]



MSN : Yazmamiş
Yaş : 44
Cinsiyet : Bay
Mesaj sayısı : 46
Giriş sayısı : 64
Puanı : 0
Konudan aldığı puan : 0
Puan verenler
Konuya Puan ver

Yöremizdeki HES Projelerine yönelik olarak, projelerin makul bir sayıda tutulması ve yerel halka ekonomik girdi sağlaması şeklindeki makul eleştirilerin dışında, rantsal ve kısmen ideolojik siyasi çıkarları için yürütülen maksatlı bir HES muhalefetinin olduğu da bilinmektedir. Bu noktada Macahelli bir hemşerimize ait (finansman temini için Kiler Holding ile işbirliği yapan), üretim lisansı da alan Düzenli HES Projesine karşı olarak yürütülen özel bir kampanya da dikkat çekmektedir. Bu amaçla açılan davalarla bağlantılı bazı haberlerin ve haberlerdeki gerçeğe aykırı, propaganda amaçlı ifadelerin, kamuoyunun doğru bilgilenmesi adına değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Aşağıda konuyla ilgili bir habere yer verilmiş ve ilgili paragrafların hemen altında gerekli yorumlar yapılmıştır.

Dünyanın Biyosfer Rezerv Alanına HES Tehdidi

Derelerin Kardeşliği Platformu, Basın Bülteni – 09 Haziran 2010

http://www.ekolojistler.org/dunyanin-biyosfer-rezerv-alanina-hes-tehdidi.html

UNESCO’nun Dünya Biyosfer Rezerv Alanı İlan Ettiği Artvin’in Maçahel Vadisi Üzerindeki 8 HES Projesinden Birisi Olan Düzenli HES İçin Bilirkişi İncelemesi. 

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde yapımı planlanan yaklaşık 700 Hidroelektrik Santrali (HES) projesi kapsamında yer alan ve yöre halkı tarafından hukuk mücadelesi başlatılan Artvin’in Borçka ilçesine bağlı Macahel Vadisi üzerinde kurulması planlanan Düzenli HES projesi için ‘Bilirkişi Keşfi’ yapıldı.

Artvin’in, ‘özel koruma bölgesi’ ilan edilmesi için çaba gösterilen ve UNESCO tarafından Dünya Biyolojik Mirasının korunması bakımından önemli bölgelerden birisi ilan edilen Macahel Vadisine yapılması düşünülen 8 HES projesinden birisi olan Düzenli HES için Rize İdare Mahkemesi tarafından 13 Nisan 2010 tarihinde yürütmeyi durdurma kararı verildi. Proje ile ilgili ‘Bilirkişi Keşfi’ yapılmasını isteyen İdare Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda, 7 Haziran 2010 Pazartesi günü, Bilirkişi Heyeti, bölgede inceleme yaptı.

YORUM: Öncelikle Macahel’i emperyalist yapılara ve ticari sömürücülere peşkeş çekme statüsü olan Biyosfer Rezerv Alanı statüsünün önüne “Dünya” kelimesinin getirilmesiyle sözüm ona açılan maksatlı davalara uluslararası bir imaj verilmek istenmektedir. İkinci paragrafta “yöre halkı tarafından hukuk mücadelesi başlatılan” ifadesi tümüyle gerçek dışıdır. Sözde hukuk mücadelesinin arkasında gerçekte birtakım rant çevrelerinin olduğu bilinmektedir. Yöre halkı denilerek, yine maksatlı davalara meşruiyet görüntüsü verilmek istenmektedir. Üçüncü paragrafın başındaki “Artvin’in, ‘özel koruma bölgesi’ ilan edilmesi için çaba gösterilen ve UNESCO tarafından Dünya Biyolojik Mirasının korunması bakımından önemli bölgelerden birisi ilan edilen Macahel" ifadesi esasen yöre halkının yıllardır karşı çıktığı bir olguyu göstermektedir. Yöre halkı, yaşam alanını kısıtlayan koruma statülerinin ilanına karşıdır. Bu statüleri ilan etmek için çaba gösterenlerin kimler olduğu bilinmektedir. Aynı ifadedeki “Dünya biyolojik mirası” sözü de maksatlı bir aldatmacadır, Macahel’in sömürülmesi için ileri sürülen küreselleşme safsatasının bir görünümüdür. Tüm bu çabaların, kamuoyunu ve bu arada yargıyı etkileme amaçlı olduğu açıktır.

11 DERE 10 KİLOMETRE TAŞINIYOR

KTÜ Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümünden Prof Dr. Cengiz Acar, Mimarlık Mühendislik Fakültesinden Yrd. Doç Dr. Osman Üçüncü ile Şehir Plancısı Dr. Ersin Türk’ten oluşan heyet, çevrecilerin avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu ile yöre halkı bölgede incelemelerde bulundu.

Artvin’in turizm cenneti olarak bakılan Karagöl’ü de etkileyecek olan bölgedeki HES projeleri arasında yer alan ve Gülkar Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan 5.05 megavat kurulu gücündeki Düzenli HES projesi nedeniyle, bölgedeki 11 ufak derenin suyu alınarak 10 kilometrelik tünellerle taşınacak.

YORUM: Burada bahsedilen “çevreciler”in kim olduğu bellidir. Düzenli HES Projesinin, sözde çevreci ve yörede istenmeyen kişi ve kuruluşlar ile bunların az sayıdaki yandaşlarının rantsal çıkarlarını etkilediği bir gerçektir. “yöre halkı bölgede incelemelerde bulundu” ifadesi de yukarıda değinilen imaj aldatmacısının bir başka görünümüdür. İkinci paragraftaki turizm vurgusu aslında maksatlı davanın perde arkasını göstermektedir. Amaç, turizmden rantsal kazanç elde edenlerin çıkarlarını korumaktır. Karagöl dahil bölgedeki kontrolsüz turizmin, Macahel doğası için HES’lerden daha büyük bir tehdit oluşturduğu tartışmasızdır.

8 FARKLI PROJE

Karagöl’ü de etkileyecek olan 8 farklı projenin yer aldığı Maçahel Vadisi’nin, UNESCO tarafından ‘Dünya Biyosfer Rezerv Alanı’ olarak ilan edildiğini kaydeden çevrecilerin Avukatı Yakup Şekip Okumuşoğlu, “Çevre ve Orman Bakanlığı da söz konusu statüyü tanımakta. Ancak aynı bakanlık yıllardan bu yana Biyosfer Rezerv Alanlarının nasıl korunacağına dair yönetmeliği çıkarmıyor. Yönetmelik çıkmayınca da ülkenin prestiji olabilecek Maçehel'in nasıl korunması gerekeceği, korunacağı belirsizleşiyor. Koruma statüsünün yönetmeliklerle tanımlanmamış olması nedeni ile de işte Dünya Biyosfer Rezerv alanı gibi bir statüye sahip olan Maçahel’de 8 adet HES için izin verilebiliyor. Diğer yandan, örneğin korunan alanlar listesi içinde ÇED Yönetmeliğinde Dünya Biyosfer Rezerv alanlarından bahsediliyor ama sıra HES’e gelince ‘yönetmeliği yok’ diye ÇED süreçlerinde ‘ÇED Olumlu’ veya ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararları verilebiliyor. Keşfini yaptığımız Düzenli HES, 17.7.2008’deki ÇED Yönetmeliği değişikliğinden önce başvurusu yapıldığından ÇED’den muaf. Yani hem ÇED’den muaf, hem Biyosfer Rezerv Alanında, hem de 11 derenin suyunu toplayan ve bu sebeple de benzerlerinden ayrılan bir proje. Oldukça geniş bir alanda yatağından akan dereciklerin toplanması esasına dayandığından, diğer yandan alanın vahşi yaşam alanı olmasından dolayı hayvanlarında su yönü ile zarar göreceği bir proje” dedi.

YORUM: Sözde çevrecilerin avukatlığını üstlenen şahsın açıklamaları, hukuki temelden yoksun olduğu gibi yöre gerçeklerine aykırıdır, yanıltıcıdır. Biyosfer Rezerv Alanının yöre halkının istememesine rağmen, nasıl bir oldubittiyle ilan edildiğini sitemizdeki ilgili bölümden öğrenmesi gerekir. Statünün hangi bürokratların kişisel heveslerine dayalı olduğu da bilinmektedir. Yöre halkı statünün iptali için Bakanlığa ve diğer mercilere dilekçe vermiştir. Bakanlığın yönetmelik çıkarması değil, birilerinin rantsal çıkarlarına hizmet eden bu statüyü en kısa zamanda iptal etmesi beklenmektedir. Avukatın, çıkarılmasını istediği yönetmeliğin kimin çıkarlarına hizmet edeceği açıktır. Macahel’in korunması, Unesco’ya veya biyosfer rezerv statüsüne bağlı değildir. Macahel bu emperyalist yapılar ve rantsal kazanç sağlayanlardan önce de vardı ve mükemmel bir şekilde korunmaktaydı. Halkın geleneksel koruma-kullanma dengesi ortadadır, bu konuda bir belirsizlik söz konusu değildir. Asıl tehdidi ve belirsizliği bu statüler ve rantiye çevreleri oluşturmuştur ve bunun çözümü de bunların derhal yöreyi terk etmeleridir. HES’ler, ilgili yasalara dayanan ve özel kişileri teşvik eden meşru-yasal projelerdir. Ancak bunların sayısı konusunda bir sınırlama olmaması ve yerel halkın katılımının öngörülmemesi bir eksiklik olarak görülebilir. Macahel’de sınırlı sayıda ve yöre halkının katılımı olmak şartıyla HES’ler yapılmalıdır. Bu durumun Unesco veya sömürü statüsü biyosfer rezerviyle hiçbir ilgisi yoktur. HES veya başka herhangi bir faaliyetin, çevreye zarar vermeyecek şekilde yapılması zaten malumu ilan etmedir. Yörede rantsal turizm faaliyetleri yapanlar da çevreye zarar vermemekle yükümlüdür. HES projeleri, yöre halkının katılımı olduğu takdirde, yöreye büyük bir ekonomik girdi sağlayacaktır. Böylece ekonomik gücünü kullanarak rantsal kazanç sağlayan yöre dışı kişi ve kuruluşlar, etkisiz hale gelecektir. Zaten sözde bu “hukuki” girişimlerin bir amacı da bu gücü kaybetmeme telaşıdır. Vahşi hayvanların su yönüyle zarar göreceği iddiası ise, yöredeki su kaynakları itibariyle gülünç bir sözdür.

HUKUK DEVLETİ İLKESİ İHLAL EDİLİYOR

Okumuşoğlu açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Ülkenin en önce korunması gereken Vadisi’nin, bu ve diğer 7 proje ile telafisi imkânsız zararlar görecekken ve idari prosedürü tamamlandığından yargıya taşınan ve halen de yürütülmesi durdurulmuş iki adet HES projesine rağmen bir diğer proje olan Uğur 1-2 HES’in de ÇED süreci devam etmekte. İdare ise sanki hiç bir şey yokmuş, insanlar mutlu mesutmuş, yasal alt yapı tamammış gibi ve üstelik pek çok mahkeme kararına rağmen, halen de bu vadide ve diğer pek çok vadide ÇED süreçlerini devam ettiriyor. Bu anlayışının yanlış olduğunu, ülkenin tüm değerli ekosistemlerini yok edecek projelere imza koyduklarını defalarca kendilerine iletmemize, defalarca verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarına rağmen ÇED süreçlerini devam ettiren Çevre ve Orman Bakanlığı'na bizim artık söyleyecek sözümüz de kalmamıştır. Çevre ve Orman Bakanlığı, mahkeme kararları ile hakkında yürütmeyi durdurma verilen, iptal edilen projeler için bile halen yeni ÇED süreçlerini devam ettiriyor. Anayasanın 138. maddesi varken, ‘hukuk devletiyiz’ derken, geldiğimiz noktada aldığımız mahkeme kararlarının uygulanmadığı, her alınan mahkeme kararından sonra yeni yeni idari işlemlerle projelerin yenilendiği bir süreç ile karşı karşıyayız. İdarenin hukuk devleti ilkesini ihlal ettiği her bir eylem ve işlemi için AHİM’ye başvurmayı düşünüyoruz. Diğer yandan mahkeme kararlarının uygulanmadığı her bir durumda ilgili kamu görevlileri hakkında hem cezai hem de tazminat yönü ile hukuki girişimlere başlama kararı aldık.”

YORUM: Avukatın yukarıdaki açıklamaları da hukuki gerçekliği olmayan, soyut iddialardan ibarettir. Macahel’in, HES’lerden önce, avukatlığını üstlendiği sözde çevreci kuruluşlara karşı korunması gerekir. Zira bu kuruluşlardan önce Macahel, kendi koruma-kullanma dengesi içinde asırlardır örnek bir şekilde korunan bir yerdi. Bu kuruluşların yöreye gelmesi, yöreyi afişe etmesiyle tüm sorunlar ortaya çıkmıştır. En azından HES’lerin yasal çerçevesi bellidir, ama bu rantsal faaliyetlerin sonunun nereye varacağı, yöreye telafisi olmayan hangi zararlar vereceği belirsizdir. HES’ler, başlı başına idari işlemlerden değil, ilgili yasalardan kaynaklanmakta, idarenin konuyla ilgili izinleri de bu yasalardan gücünü almaktadır. Dolayısıyla hukuk devleti ilkesinin ihlal edildiği iddiası içi boş bir iddiadır. İdare Mahkemeleri, işlemlerin yasalara uygunluğunu, eksiklikleri saptayabilir. Bu eksiklikler giderilerek yeni idari işlemleri yapılması, mahkeme kararını uygulanmaması değil, aksine uygulanması demektir. Bir yandan ÇED alınmamasını eleştiren avukatın, diğer yandan ÇED süreçlerinin işletilmesini eleştirmesi, tam bir çelişkidir. Hukuki bir düşünceyle hareket etmediğini, müvekkillerinin çıkarlarıyla kendini özdeşleştirme yanlışına düştüğünü göstermektedir.

UNESCO, BİYOSFER ALANI OLARAK TESCİLLEDİ

Artvin Macahel Vadisi’nin UNESCO tarafından ‘Biyosfer Alanı’ olarak tescil edildiğini vurgulayan TEMA Vakfı Rize Temsilcisi Nevzat Özer de, Dünya Bankası’nın yöreyi Türkiye'nin mutlak korunması gereken dört bölgesinden biri olarak ilan ettiğine dikkat çekerek; “Macahel ayrıca, Dünyaca ünlü ‘saf Kafkas Arısının’ gen merkezidir. TEMA Vakfı 1998 yılından beri bölgede bu yönde çeşitli projeler yürütmektedir. Bütün bunlar bile Macahel’i bu vahşi saldırıdan kurtarmaya yetmemektedir” diye konuştu.

YORUM: Nihayet, Macahel Halkının şikayet dilekçesiyle yöreden gitmesini istediği kuruluşun temsilcisi, maksatlı davanın perde arkasını ortaya koymaktadır. Unesco ve Dünya Bankası gibi emperyalist yapıların girişimlerini önemli bir şeymiş gibi sunan temsilci, rantsal birtakım faaliyetlerden söz ederek gerçek niyeti açığa vurmaktadır. Kendi deyimiyle “Macahel’i vahşi saldırı”ya kimin açık hale getirdiği ortadadır. Halkın iradesine aykırı olarak inatla yürütülmek istenen rantsal faaliyetler de çeşitli açılardan Macahel’in geleceğine bir tehdittir.  

SORUMLULUK ÇEVRE VE ORMAN BAKANLIĞI’NIN

Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan ise, bölgeyi ve yurdun bir çok vadisini sarmal altına alan HES projelerinde rant hesapları ve dayatmaların ön planda olduğuna dikkat çekerek, “Maçahel’in dünyada öncelikli ve özellikli değerlerini anlamayanlar, halk tepkisini yok sayarak; insanlarımızın doğal yaşam alanlarından göç etmesine zemin hazırlıyorlar. Yargı kararlarını ‘yok’ sayarak, dere ve vadilerimizde katliam yaşatan HES projelerini, temiz ve yenilenebilir enerji üretim kaynağı olarak gören, çeşitli mesnetsiz söylem ve ifadelerle ülkemizin enerjide dışa bağımlılıktan kurtulacağı nutuklarını atanlar, bu vebalin altından kolayca kurtulamazlar. Ülkemizin bütün vadilerinde HES’lere karşı birlik ve bütünlük içerisinde verilen bu mücadeleler sadece bir doğa ve çevre mücadelesi değil; hukukun üstünlüğünün, yasa ve yönetmeliklerin ve hatta Anayasa’nın korunması, insan yaşamının doğal ve asli unsuru olan sularımıza, tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimize sahip çıkılması anlamında verilen onurlu bir mücadeledir de. Bütün bu olumsuzlukların kaynağındaki, sorumlusu konumundaki Çevre ve Orman Bakanlığı yetkililerini, bir kez daha ülke genelindeki HES projelerinden vazgeçmeye, bütün projeleri durdurmaya, su kullanım haklarını ve üretim lisanslarını iptal etmeye çağırıyoruz. Hiçbir güç halkın gücünden daha etkili ve üstün değildir” dedi.

YORUM: Derelerin Kardeşliği mi yoksa birtakım lobilerin, dereleri ve kardeşlik sözcüğünü kullanarak ve kamuoyunu yanıltarak kurduğu muhalefet ağı mı demek gerekir? HES’lere makul eleştirilerin dışında kimlerin hangi rantsal çıkarlar için karşı çıktığı, yerel halkı yönlendirmeye çalıştığı iyi araştırılmalıdır. Madem bu sözcü Macahel ve halkının tepkilerini önemsiyor, eğer samimiyle öncelikle Macahel halkının yöreden gitmesini istediği Tema’nın yöreyi terk etmesini söylemeli ve biyosfer rezerv statüsünün iptalini desteklemelidir. Yöre halkının kendi yurduna ve değerlerine sahip çıktığı bu onurlu mücadeleyi görmelidir. Çevre ve Orman Bakanlığı’nı, Macahel’in geleceğini ipotek altına alan statüleri iptal etmeye çağırmalıdır. Ondan sonra Macahel’de makul sayının ötesinde ve yerel halkın katılımının olmadığı HES’lere karşı söz söylemelidir.

HES’LERDEKİ MAHKEME SÜRECİ VE YENİ KEŞİFLER

Bölgede ve ülke genelinde yapımı planlanan ve inşaat çalışmaları devam eden 145 HES projesinden 65’i için mahkemelerde ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ yönünde davalar açıldığına işaret eden Şan, bu davalardan 29’u için ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ yönünde karar verildiğini anımsattı.

Mahkeme süreçlerine ilişkin bilgiler de veren Ömer Şan, 7 Haziran’da Artvin Maçahel Düzenli HES için, 9 Haziran’da ise Kastamonu Cide Loç Vadisi’nde, mahkemelerin verdiği ‘yürütmeyi durdurma’ kararları doğrultusunda ‘Bilirkişi İncelemesi’ yapıldığını; 16 Haziran’da yapılması planlanan İkizdere Selin-2 HES projesi keşfinin 7 Temmuz’a, yine 16 Haziran’da yapılması planlanan Maçahel Sarnıç HES projesi keşfinin 9 Temmuz’a ertelendiğini, Artvin’in Borçka ilçesi Aralık Köyü Taşköprü HES projesi için ise 17 Haziran’da bölgede ‘Bilirkişi Keşfi’ yapılacağını belirtti.

Şan ayrıca, 29 Haziran’da ise daha önceden Rize İdare Mahkemesi tarafından ‘yürütmeyi durdurma’ kararı verilerek, yapılan itirazların reddedildiği, Rize’nin İkizdere Vadisi üzerinde yapılması planlanan Dereköy HES, Artvin’in Şavşat ilçesi Papart Vadisi üzerinde yapılması planlanan Cüneyd 1-2-3 ve 4 HES projeleri ile Rize’nin Fındıklı ilçesi Arılı Vadisi üzerindeki Paşalar HES projesi için Rize İdare Mahkemesi’nde karar duruşmalarının yapılacağını bildirdi.

YORUM: Bu noktada tüm bu davaların kimler tarafından finanse edildiği sorulmalıdır. Davaların finansman kaynağı, aynı zamanda rantsal ve/veya siyasi çıkar ağını da ortaya koyacaktır. Burada yerel halkın düşünülmediği açıktır. Eğer yerel halkın kalkınması düşünülseydi, çok önemli bir gelir kaynağı olan HES’lerin, makul bir çerçevede yerel halk adına yapılması, onların finansal olarak desteklenmesi gerekirdi. Ayrıca tüm bu davalarda mahkemelerin yanıltılıp yanıltılmadığı, baskı altına alınıp alınmadığı da özel olarak araştırılmalıdır.

BİLİM ADAMLARI İÇİN BAŞSAĞLIĞI

Ömer Şan, Derelerin Kardeşliği Platformu Yürütme Kurulu ile 74 sivil toplum örgütü bileşeni ile birlikte, Kastamonu’nun Cide ilçesi Loç Vadisi üzerinde Orya Enerji Elektrik Üretim A.Ş. tarafından yapılması planlanan, ‘21,509 MWm / 20,655 MWe’ kurulu gücündeki Cide HES projesine karşı, Loç Vadisi Koruma Platformu tarafından açılan ‘iptal’ davası keşfi için ‘Bilirkişi’ olarak görevlendirilen; İÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Ahmet Hızal, İÜ Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Asuman Efe ile Prof.Dr. Necdet Aral’ın, 9 Haziran’da yapılacak keşif için yöreye giderken geçirdikleri elim bir trafik kazasında hayatlarını kaybetmelerinden duydukları üzüntüyü de dile getirerek; HES’lere karşı mücadele eden tüm yöre halkı ile İÜ camiasına, Türk Bilim dünyasına, aileleri ile öğrencilerine başsağlığı dilediklerini de sözlerine ekledi.

YORUM: Bilim adamlarının vefatı elbette üzüntü vericidir, ülkemiz adına büyük bir kayıptır. Ancak bilim adamlarının bu tür maksatlı davalar için meşgul edilmesi de ayrıca üzücüdür.



Mereta : 03.08.2010 13:44:13 Tarihinde bu mesajı düzenledi..


..
03.08.2010 13:32:21
         
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
                

» Forum istatistikleri
Foruma Açılan son 5 konu
Açan
Forum istatistikleri
Macahel Vakfında alicengiz oyunları mı?..
MacahelBizimdir
CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..
Mereta
Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..
Mereta
HESler Enerji İthalatını Düşürdü..
Mereta
Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..
Mereta
Forumdaki 3 Kategoride 10 Forum var, Bu forumlara açılan 60 Konuya 26 Cevap yazıldı..
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. Bugün Doğan yok!
Son Girişler MacahelBizimdir 3005353.dk Önce rgulbin 424181476.dk Önce Mereta 479435756.dk Önce mustafaozbas 480677745.dk Önce arif_08 541260070.dk Önce muhammethuseyin 542417714.dk Önce koza77 542501768.dk Önce Maralli 543101106.dk Önce mereta08 599411448.dk Önce urfamerkez 599519160.dk Önce
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
2002-2016 © Copyright Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Website motorumuz © 2006-2007 ByCafer & Aspsitem tarafindan üretilip gelistirilmistir.
Macahel Bizimdir E-Posta Grubu (Sadece Macahelliler)
E-posta:
Genel