» Macahel Bizimdir İnisiyatifi - Macahel'in ve Macahelli'nin Sesi
Anasayfan Yap Favorilerine Ekle E-Posta Tavsiye Et İletişim Player'i Aç Siteyi Kişiselleştir
   
   
   
 

Ana Sayfa

Yazılar

Dilekçeler

Röportajlar

Haberler

Ziyaretçi Defteri

Bağlantılar

Forum

Resim Galerisi

Videolar

Site Üyeleri

İletişim
 
Üyelik Kullanıcı Adı :  Şifre :  Güvenlik :  Hatırla :    
 
 
Forumdaki Son Cevaplar : CHPli Artvin Belediyesi HES Yapıyor..(Mereta) Getirilerini gördükçe HES desteklenecek..(Mereta) HESler Enerji İthalatını Düşürdü..(Mereta) Hidroelektrik Enerji ve Çalışma Sistemi..(Mereta) Macahel’deki Festival Adlı Gösterinin14’..(Mereta) Sözde Çevrecilik..(Mereta) Borçka Köylere Hizmet Götürme Birliği..(MacahelBizimdir) Elektriği Kesilen Köy, Rüzgar Enerjisind..(Mereta) Macahelin Geleceğine Dair Dışarıdan Bir ..(Maralli) Muhalefet Parti Belgelerinde HESler..(Mereta) Yenilenebilir Enerji ve Çevre..(Mereta) MGK Kararlarında HES..(Mereta) HES karşıtlarını fosil yakıt lobisi kışk..(Mereta) Yenilenebilir Enerji Nedir?..(Mereta) Alıntı Haber: Eylemcilere tepki gösteren..(MacahelBizimdir)
Menü
Tanıtım
Camili (Macahel) Yöresi
Yöre Köyleri
Camili Köyler Birliği
Yöre Tarihi
Yöre Ekonomisi
Yöre Nüfusu
Yöre Yemekleri
Yöre Edebiyatı
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Faaliyetler / Araştırmalar
Yol Sorunu
GEF-II Projesi
Biyosfer Rezervi
Macahel'de Turizm
Macahel Projesi
Organik Tarım
HES Projeleri
Arıcılık
Festival
Yazılar
Köşe Yazıları
Yeni Eklenen 10 Yazı
En Sevilen 10 Yazı
Ziyaretçi/Linkler
Ziyaretçi Defteri
Bağlantılar
Yaşam/Eğlence
Televizyon/Radyo
Oyunlar
MacahelBizimdir.Org
Hava Durumu
Artvin
Ankara
İstanbul
İzmir
MacahelBizimdir.Org
Ulusal Haberler
MacahelBizimdir.Org
İstatistikler
Üyeler
Son üyemiz : seroglu
Bugün : 0
Dün : 0
Kayıtlı üye : 248
Banlanmışlar : 0
Onay bekleyen : 0
Site sayacı
Bugün Tekil : 449
Bugün Çoğul : 449
Bugün Toplam : 898
Dün Tekil : 619
Dün Çoğul : 621
Dün Toplam : 1240
Genel Tekil : 4788027
Genel Çoğul : 4799060
Genel Toplam : 9587087
MacahelBizimdir.Org
» Doç. Dr. Veysel Yılmaz

Doç. Dr. Veysel YılmazDoç. Dr. Veysel YILMAZ: Hep birlikte ilkelerimizi tespit etmeliyiz! 

Macahel’deki İlkokuldan Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne

MacahelBizimdir.Org (MBO.): Öncelikle röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Hemen sorularımıza geçmek istiyoruz. Gerçi çoğu Macahelli sizi tanıyor ama, özellikle yeni jenerasyon Macahelliler için, eğitim ve mesleki yaşamınız açısından kendinizi tanıtır mısınız? 

Veysel Yılmaz (VY.): Düzenli köyündenim. İlkokulu Macahel’de okudum. Davutpaşa Orta Okulu ve Pertevniyal Lisesi’nde orta öğretimimi tamamladım. 1975 yılında, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. Yedikule Göğüs Hatanesinde Uzmanlık eğitimime başladım. 1987 yılında uzman, 1993 yılında doçent, aynı tarihte klinik Şefi  oldum ve halen bu hastanede klinik şefi olarak çalışmaktayım.

İstanbul Tabip Odası ve Türkiye Solunum Araştırmaları Derneğinde yöneticilik yaptım. Halen Türk Göğüs Hastalıkları Yeterlilik Kurulu (BOARD) yürütme kurulu ve Avrupa Solunum Derneği üyesiyim.

Macahel’le ilgili gelişmelere uzak duramadım...

MBO.: Macahel hayatınız, Macahel’le ilgili gelişmeler sürecindeki çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?

VY.: 1967-68 öğretim yılında Üniversiteye başladım. Bu yıllar, gençliğin toplumsal meselelere en duyarlı olduğu yıllardı. Gençlik tüm dünyada, haksızlığa ve savaşa karşı baş kaldımıştı. Bu rüzgar doğal olarak beni de etkiledi. Yolu, elektriği , doktoru olmayan, pek çok problemle boğuşan Macahel benim ilgi alanım oldu. O tarihlerden itibaren gerek İstanbul, gerekse de Macahel’deki Macahellilerle ilgili hemen tüm gelişmelerin dolaylı veya doğrudan içinde oldum. Camili tüketim kooperatifi çalışmalarından tutun da, gaz lambası altında gönüllü doktorluk hizmetine, sağlık taramalarından Macahel Vakfı kuruculuğuna kadar. Macahel için en çok zamanını harcayan, en çok yaya veya vasıtalarla yol kat eden, hemen her aileye doğrudan yardımı dokunan  kişi olduğumu söylesem abartmış olmam sanırım. Özetle, Macahel’e olan ilgim 30 yıllık bir serüven.

Şüphe etmek, eleştirmek hakkına sahipsiniz, ama öğrenmek de zorundasınız!

MBO.: Bu genel açıklamalarınızdan sonra, Macahelle ilgili güncel gelişmelere gelmek istiyoruz. Macahel’in GEF-II Projesi kapsamına sokulması, Tema’nın yöreye gelişi hakkındaki bilgilerinizi aktarır mısınız? Macahel’in pilot bölge olmasıyla ilgili olarak Yücel Çağlar ismi geçiyor, bunun aslı nedir?

VY.: Tema’nın Macahel’e ne şekilde girdiği konusunu bilmiyorum. Yücel Çağlar’ın yöreyle ilgisi, onun Borçka-Çermik ormanında staj yapmasıyla bağlantılı olabilir. Daha sonra başkanı olduğu Kırsal Çevre Sorunlarını Araştırma Derneği bağlamında, Hollanda’dan bulunan bir fon desteğinde, 1992-1993 yıllarında Macahel’in ekosistemi ile ilgili bir çalışma yapıldı ve bir rapor halinde yayınlandı. Bu rapor Macahel’in özgün doğasını keşfetti ve bizleri de oldukça etkiledi. O tarihe kadar “açık hapishane” olarak adlandırdığımız Macahelimizin gerçekte bir “doğa müzesi” olduğunu hem biz, hem de dünya öğrendi. Bu çalışmalarla hemen hemen, eş zamanlı olarak resmi görevliler de -Artvin Milli Parklar Müdürlüğü görevlileri olabilir- Macahel’i baştan sona araştırdılar. Gorgit’in koruma alanı ilan edilmesi de bu süreçle bağlantılıdır. Elde edilen bulgular, Kırsal Çevre Derneği bulgularıyla örtüşüyor. Bu aşamada Doğal Hayatı Koruma Derneği de işin içine giriyor. 1997’de Dünya Bankası görevlileri Macahel’e workshop için geliyorlar. 2-3 gün proje tanıtımı ve tartışmaları yapıldı. Toplantılara Camili Çevre koruma derneğinin davetlisi olmama rağmen katılamadım

Projeye karşı iki yaklaşım ortaya çıktı. Birincisi, proje anlaşılmadan tepki ortaya koyma şeklindeydi. Proje anlaşılmadığı gibi, anlaşılmak da istenmedi. Tümden bir reddediş vardı. Bu tavır bilimsel değildi. Ahlakımız bozulacak, huzurumuz kaçacak tipi söylemlerle gerçekler anlaşılmak istenmedi, ilkeli bir hareket ortaya konmadı. Diğer yaklaşım da Macahel’de büyük bir rant var, bu sebeple Macahel’e ilgi gösteriliyor yönündeydi.  Bu yaklaşım da yanlış. Şüphe etmek, eleştirmek hakkına sahipsiniz, ama öğrenmek de zorundasınız.  Hele yöre aydınları diyebileceğimiz kişilerin halk gibi davranmaması lazım.

* TEMA VAKFI, 1997 yılında “Macahel’in korunması ve tanıtımı” amaçlı bir gezi düzenledi. Geziye, çeşitli doğa ile ilgili meslek gruplarından Üniversite hocaları ve Uzmanlar, başta TRT olmak üzere, büyük medya kuruluşları ve davetliler katıldı. Bu gezi Macahel’de çok büyük bir ilgi gördü. Herkesi heyecanlandırdı. TEMA doğal yapının bozulmaması ve orada yaşayanların doğal çevreyi bilinçli olarak korumaları amacıyla bazı proje önerileri geliştirdi. Biz de bu çalışmaya aktif olarak katıldık. Köylüler, bizden mümkünse tek bir proje olsun, ancak somut, uygulanabilir bir proje geliştirilsin şeklinde önerilerde bulundular. Biz de, İstanbul’a döner dönmez TEMA ve GEF-II projesinin amaçlarının ne olduğunun, kendi beklentilerinin neler olduğunun ve kendileri için en uygun projenin  ne olabileceğini sorgulayan yaklaşık 30 sorudan oluşan anket formu hazırladık. Kayalar dışındaki diğer 5 köyde rasgele seçilmiş, 100 haneye anket uyguladık. Gelen sonuçlar değerlendirildi. %85 oranında “arıcılık” projesinin kendileri için en uygun proje olacağı, eğer mümkün ise, Macahel çapında bir organizasyonla değil, hane bazında uygulama istedikleri,şeklinde cevap geldi. Bu sonucu alır almaz, TEMA yöneticileriyle görüşme talep ettik. Biz bu çalışmaları yürütürken, Macahel arısının, farklı özellikleri olan, melezlenmemiş “saf kafkas arısı”  olduğu, bilimsel verilerle ortaya konuyor. Talep ettiğimiz toplantı geçekleşti. Toplantıya arıcılık uzmanı Sn.Ahmet İnci’de katılmıştı. Konu ayrıntılı olarak tartışıldı. Macahel’den 13 genç Ankara’ya TEMA sponsorluğunda 3 aylık eğitime tabi tutuldular. Aynı yılın ağustos ayında , “Ana arı üretim projesi”ni tanıtmak için Macahel’e gittik. Tüm köylerde ayrı ayrı ve geniş katılımlı toplantılar yapıldı. Proje çalışmasına katılacaklar belirlendi.

 Ben elitist, jakoben bir aydınım!

MBO.: Projenin (GEF-II) halka hitap etmemesi, halkın tamamen yabancı olması olması...

VY.: Bence aydın, kendini halka beğendirmek, ona hitap etmek zorunda değil...Halk sonra değişebilir. Ama doğruyu-yanlışı ben anlatırım. Ben elitist, jakoben bir aydın modelini savunuyorum.

* “Ana arı üretim projesi”nin halka hitap etmediğini, yabancıların bir dayatması olduğunu iddia etmek bence gerçeği yansıtmaz. Arıcılık Macahellinin zaten yabancı olmadığı bir konu. İkincisi, ankete verdikleri cevapta da bunu net olarak ifade ettiler. Proje tanıtımı yapılırken de hiç bir köylü kalkıp, “bu proje bize yabancı” demedi. Herkes oldukça olumlu karşıladı. Doğaldırki, her yeni şey insanlarda ister istemez bazı kuşkular doğurur. Hatırladığım kadarıyla “kara kovanlar”ın durumu ve geleceği konusunda bazı tartışmalar oldu. Sonuçta bunca olumsuz çabalara rağmen ana arı üretiminden yılda yaklaşık 100 milyarın üstünde para giriyor olması  ve giderek yaygınlaşması, gerçekten bu projenin uygulanabilirliğini doğruluyor. Ancak, projenin uygulanması sırasında uygulayıcıların varsa hataları, bu ayrı bir tartışma konusudur.

Ben projenin halka hitap etmemesinden ve halka yabancı olmasından ziyade, bu projenin halka nasıl yabancılaştırılmaya çalışıldığı ve insanların bu projelerden nasıl uzaklaştırıldığı konusu tartışılmalıdır.

İzninizle burada, yeni jenerasyon aydınların tutumuna değinmek istiyorum. Ben hayatım boyunca “durumdan vazife çıkarmayı” ilke edinen bir kişiyim. Hiç bir zaman görev beklemem, görev yaratırım. Bu anlamda, pek çok “İlk”ler yaratmış, model oluşturmuş bir kişiyim. “Yeni”yi savunanlar,”yeni”yi ortaya koyanlar her zaman bir birikimle bunu gerçekleştirirler. Bir bilgi veya deneyim birikimi olmayan birinin yeni bir şeyi ortaya koyduğu veya keşfettiği tarihte görülmemiştir. Keza tarihte, hiç bir keşif veya yeni düşünce önce halka anlatılıp, halk kabül ederse keşif yapılsın, diye bir yaklaşım olmamıştır. Yeniyi ileri süren aydının kendini halka beğendirmek, halka hitap etmek diye bir kaygısı yoktur. “Yeni” kim tarafından söylenmiş olursa olsun, eğer yeni olanın kabul edilebilirliği varsa, toplum eninde sonunda kabül eder. Bu anlamda, ben jakoben bir aydınım.

Burada değinmek istediğim esas konu, ister ana arı üretim projesi, ister GEF-II, isterse de doğal çevrenin korunması konusunda olsun,  Macahel insanının değil, yeni jenerasyon aydınların tutumudur. Macahel insanının aslında projelere bir itirazı yoktu. Bunu anket çalışmasında da, yüz yüze yaptığımız onlarca kişi ile görüşmelerimizde şahit olduk.Ancak, doğal karşılanacak  bazı kaygıları vardı. Macahel aydınına düşen görev, bu projeleri halka doğru şekilde anlatmak, olası tehlikelere dikkat çekip gerekli tedbirleri almak konusunda öncülük yapmak olmalıydı. Oysa, yeni jenerasyon aydınımız projelerin hedef ve amaçlarından ziyade, insanların en kolay şekilde, olumsuz olarak etkilenecekleri, kaygılarını pekiştirici çabaların içine girdiler. Orman Bakanlığının “koruma alanı” ilan ettiği Gorgit bölgesi bahane edilerek,”Macahel boşaltılacak”, köy yolları yaptırılmayacak”, “ormana sokulmayacaksınız”, “yaşam alanlarınız kısıtlanacak”, “göçe zorlanacaksınız” gibi asılsız haberler yayarak, insanları projelere karşı çıkarmaya azami gayret gösterdiler. Zaman içinde söylediklerinin hiç biri gerçekleşmedi. Ama, aydın(!)ımızın “gözü aydın” olsun.Amaçlarına bir derece de olsa ulaşmış oldular. Macahellileri milyarlık zararlara uğrattılar.

MBO.: Bu sanat sanat için mi, toplum için mi tartışmasına benziyor...Ancak burada halk sunulan bir durum var, halkın bir talebi söz konusu değil. Dolayısıyla bunun halkın düzeyinde, onun anlayabileceği bir şekilde sunulması gerekmiyor mu?

VY.: Bu bir yenilik...Tarihte hiç bir yenilik halktan talep geldiği için gerçekleşmemiştir. Talep kaşiften, bilim adamından gelir.

Macahel ormanlarını, köyden şehre göç korumuştur

MBO.: Peki sizce Macahel’e ilgi gösterilmesinin, proje kapsamına sokulmasının nedeni, amacı nedir?

VY.: Macahel’in eşsiz doğası olmasaydı, Macahel kimsenin umurunda olmazdı. Macahele olan ilgi çağımızın yükselen değeri olan “nesli tükenmekte olan canlıların, tabiat varlıklarının, tarihi değerlerin korunması gerektiği ve bunların da, hangi siyasi coğrafyada olurlarsa olsunlar, tüm insanların ortak değerleri ve malı olduğu gerçeği”dir. Rant teorisi abesle iştigaldir.

MBO.: Sunulan proje bir koruma projesi. Soruyu o zaman şu şekilde soralım: Macahel’in bir koruma sorunu var mı? Zira proje korumaya yönelik bir statü öngörüyor.

VY.: Koruma sorunundan ne anladığımız önemli. Macahel’e uzun yıllar  karayolunun olmaması Macahel ormanlarını korumuştur. Dikkat edilirse, karayolunun ulaştığı Karagöl, küçük yayla, bahmavro ve Düzenli ormanları önemli ölçüde tahrip edilmiştir. Eğer Orman istihsalı durdurulmamış olsaydı, Uğur ve Efelere istihsalin yapıldığı tarihlerde yol yapılmış olsaydı, dahası, büyük göç olayı yaşanmasaydı bugünkü Macahel’den eser kalmazdı. Bir de, yıllar öne planlanan kereste fabrikası kurulmuş olsaydı tabii. O zaman ne Çevreci kuruluşlar, ne de Dünya Bankası dönüp de bakmazlardı bile.

MBO.: Ancak Macahel nüfusunun yoğun olduğu dönemi de yaşadı ve bugünkü korunan şeklini yine de muhafaza etti...

VY.: Nüfusun yoğun olduğu dönemde de büyük ölçüde ağaç kesimi söz konusuydu.

Macahel’in korunmasının üç temel unsuru: Doğa, kültür ve mimari yapı

MBO.: Koruma sorunu derken sadece orman’dan ağaç kesimimi bir sorundur?

VY.: Sadece ağaç kesilmesi değil tabi ki. Bundan 50 yıl önce dünya çapında çevre sorunu yoktu. Ancak artık herkes çevrenin korunması konusunda hem fikir. Macahel’in korunması derken, doğasının, kültürünün ve mimari yapısının korunması şeklinde üç temel ilke anlaşılmalıdır. Önemli olan ilkeli olmak, ilkeleri tespit etmek. Bizim ilkelerimiz yok, oturup önce bu ilkeleri tespit etmeliyiz. İlkeleri net olarak tanımlamışsanız, koruma vb. kavramlardan korkmamak gerekir. Macahelin korunmasından ne anlaşılması gerektiğini Macahel Dergisinin son iki sayısında net olarak tanımladık. Ne yazık ki bugüne kadar, yakın çevremizdeki arkadaşlarımızın dışında, çeşitli adlarla ortaya çıkan gruplar veya kişiler bizimle bu konuları tartışmadılar. Anlamsız ve gereksiz tartışmalarla vakit geçirdiler. Yine de, geç olsa da, bu konuların tartışılmaya başlanmasını Macahel’in gerçek gündemine dönülmüş olması bakımından sevindirici buluyorum.

Macahel özel bir statü ile korunmalıdır!

MBO.: GEF-II Projesini incelediniz mi?

VY.: Ayrıntılı incelemedim. Ama genel bir bilgim var...

MBO.: GEF-II Projesi bağlamında Macahel’de bir sınırlama söz konusu olacak mı?

VY.: Korumadan söz ediyorsak, mutlaka bir sınırlama olacaktır. Ancak mevcut koruma modelleri oradaki insanın yaşam tarzıyla uyum içerisinde değil. Macahel için özel bir statü gerek. Dünya Bankasının projesinde de özel statü savunuluyor. Bu konuda gerekli örgütlenmeyi sağlayıp, bu özel statü için Ankara’da girişimlerde bulunulabilir. Selman’ın konu ile ilgili görüşlerine tamamen katılıyorum.

Turizm aracı kuruluşlara hizmet etmemeli, Macahel insanına girdi sağlamalı!

MBO.: GEF-II Projesi kapsamında öngörülen turizm faaliyetleri hakkında ne düşünüyorsunuz, daha doğrusu genel olarak Macahel’de turizm hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

VY.: Kâra dayalı, ticari turizmi doğru bulmuyorum. Turizm, Macahel insanına mutlaka bir girdi sağlamalı. Aracı kuruluşlara hizmet etmemeli. Başından beri savunduğumuz, “Macahelde bir tüzel kişilik” oluşturulması zorunluluğu burada da karşımıza çıkıyor. Turizmin çevreye zarar vermemesi için bazı ilkeler ortaya konabilir. Gelecek turist sayısı hakkında kota konurdu. Bu birlik olsaydı her şey kontrol altında olur, programlanırdı. İzinsiz, kontrolsüz kuş uçurulmazdı. Selim’in görüşlerine katılıyorum.

Ben kendime güveniyorsam, başkalarının niyeti önemli değil...

MBO.: Tema olayına gelmek istiyoruz. Siz Tema’nın genel olarak ülkedeki faaliyetlerini (büyük sermaye sahiplerince çeşitli amaçlar için kullanıldığı, Sarıyer ormanlarındaki tutum vs.) ve tabi ki Macahel’deki çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Macahel’deki amaçları nedir?

VY.: Bence çevre vs. konusunda öne çıkanlar, doğayı kirletenler bir anlamda günah çıkarıyorlar...Bu davranışları etik mi, samimi mi tartışılabilir. Diğer konularda olduğu gibi Tema konusunda da kafam çok net. Kuru etik tartışmaları doğru bulmuyorum. Bu tür yaklaşımlar Macahel halkına uzun vadede olumsuz yansıyor. Macahel’in korunması konusundaki destekler Macahel için bir nimettir. Ben kendime güveniyorsam, başkalarının niyeti önemli değil...Ben prensipleri ortaya koyarım, bir yanlış olursa orada düdüğü çalar, dur derim! Bir derdim olursa da en üst Devlet kademelerine ulaşır, derdimi anlatırım! Nihat Gökyiğit veya bir başkası, kendi yaşamlarında, iş hayatında çok saygın kişiler olabilir. Ama mesele Macahel olunca, Macahel masasına oturulunca, herkes sıradan bir kişidir benim için..Konu Macahel ise yetki, inisiyatif sahibi benim, biziz. Ancak muhalif kesimin en büyük kötülüğü, bizim Vakıf olarak Macahel’deki etkinliğimizi kırmaları olmuştur.  Böylece masaya oturduğumuzda pazarlık gücümüz, etkinliğimiz azalmıştır...Hatta bazen, bunu karşı taraf mı organize ediyor, bizi bölüyor diye düşünmedim değil!

* Bence çevre vs. konusunda öne çıkanlar, doğayı kirletenler bir anlamda günah çıkarıyorlar...Bu davranışları etik mi, samimi mi tartışılabilir. Diğer konularda olduğu gibi Tema konusunda da kafam çok net. Kuru etik tartışmaları doğru bulmuyorum. Bu tür yaklaşımlar Macahel halkına uzun vadede olumsuz yansıyor. Macahel’in korunması konusundaki destekler Macahel için bir nimettir. TEMA Vakfı Türkiye’nin en büyük sivil toplum örgütlerinden biridir. Böyle bir gücün desteğini almak bence çok önemli. Macahel’de TEMA Vakfından ziyade, Sn. Nihat Gökyiğit’i konuşmak gerekir. Tüm proje sponsorluğunu Sn.Gökyiğit sağlıyor. Gökyiğit’in Artvinli oluşu, kendilerinin ifadeleriyle çocukluğundaki Artvin’i yeniden Macahel’de bulmuş olması onun Macahel’e olan ilgisinin temelini oluşturuyor.TEMA şurada, burada tasvip etmediğimiz şeyleri yapmış olabilir. Örneğin, Macaheldeki muhalefetin döne döne Sarıyer ormanlarını gündemde tutmasını anlamak mümkün değil. Size küçük bir anımı aktarmak istiyorum. Ana arı üretim projesi ile ilgili olarak köyleri dolaşırken, Maral köyündeki toplantıda bir genç, aynı konuyu ortaya getirdi. Ve TEMA’yı Macahel doğasının korunması konusunda samimi bulmadığını ifade etti. Gerekli açoklama ve cevapları Sn.Gökyiğit verdi. Ancak, biz şaşırmıştık. Çünkü, birileri gelmiş bu doğal güzellikler korunsun, bunun için de ne gerekirse yapmaya hazırız, diyorlar. Siz kalkıyorsunuz ve hayır! Siz Macahel doğasını koruyamazsınız. Sizin başka amaçlarınız var, deyip desteği reddedeceksiniz. Böyle saçma şey olmaz. Gelen insanlar size, doğanın tahrip edilmesine yönelik üstü kapalı, sinsi bir plan önermiyorlar ki. Tam tersine, ormana daha az girin, ormandan geçiminizi sağlamayı bırakın. Size daha risksiz, daha büyük gelir getirici ve hepinizin yapabileceği bir proje öneriyoruz. Bunun için de “gereken eğitim, alt yapı,eleman vb. desteğinizi de biz sağlayacağız” diyorlar. Konu bu kadar açık ve net iken, siz hala sarıyer ormanlarını tartışıyorsanız, ya topu taca atıyorsunuz, ya da niyetiniz kötü.

İlkelerini ortaya koy, kendine güven, denetim görevini doğru yerine getir, yanlışa izin verme. Yanlış yapıldığında da müdahele et. Bu kadar basit. 

Tema’nın bina yapımında yanlışlar var

MBO.: Kendimize güvenmemiz gerektiğini, karşı tarafın niyetinin önemli olmadığını söylediniz. Prensiplere aykırı bir durum olursa dur deriz diyorsunuz. Peki Tema’nın Camili’deki betonarme binası için ne diyeceksiniz? Bildiğimiz kadarıyla buna karşıydınız, prensiplere aykırıydı?

VY.: Evet bu binanın bu şekilde yapılmasına karşıydık. Macahel’in kendi özgün mimari dokusunun bozulmaması lazım. Binanın yöredeki mimariye uyumu çok önemlidir. Bina şöyle güzel, şu kadar para harcandı denebilir. Ancak güzellik görecelidir. Bu binanın Camili’de olması şart değildi, mesela Borçka’da yapılabilirdi...

Macahel tarafından olaya bakarım ve kimsenin sömürmesine izin vermem, vermeyiz

MBO.: Sizce Tema’nın Macaheldeki faaliyetlerine gösterilen tepkinin nedeni nedir?

VY.: TEMA’nın Macahel’de rant peşinde koştuğu propogandası yoğun olarak yapıldı. Eğer böyle bir rant ve sömürü söz konusuysa elbette ki karşı çıkılır, gereken yapılır. Mesela arıcılık malzemelerinin pahalı satılması vs. gibi şeyler söyleniyor. Bu noktada ben Macahel tarafından olaya bakarım ve kimsenin Macahelliyi sömürmesine izin vermem, vermeyiz. Daha bu faaliyetler başlamadan önce biz Macahelde bir anket çalışması yaptık, Macahelde ne tür faaliyetler yapılabilir diye...Çoğunluk arıcılık yönünde görüş belirtti. Bunun ne şekilde yapılacağı, Macahel bazında mı, köy bazında mı veya ev bazında mı olacağı konusundaki alternatifler arasında, hemen herkes ev ölçeğinde çalışmayı tercih etti. Macahel Halkı ortak, merkezi bir organizasyona soğuk baktı. Anket sonuçlarını Temaya sunduk. Ana üretimi konusunda karar kılındı. Macahelde ana arı üretimi konusunda önemli bir potansiyele sahip...Köylerde bu konuda çalışmalar yapılmaya başladı. Önce bu konuda merkezi bir eğitim programı hazırlandı, eğitim alacak kişiler belirlendi. Ancak, bazıları bu konuda olumsuz tavır takındı. İnsanlar,arıcılık konusundaki eğitim faaliyetlerine katılmamaya, Kaymakamlığın ücretsiz dağıttığı kovanları almamaya teşvik edildi. Şirketler arası rekabet işin başka bir boyutu. Daha sonra imzalar vs. derken bir anti-Tema bloku oluştu tüm Macahel’de...Bir anlamda proje sabote edildi...

MBO.: Peki, yaptığınız ankette ferdi çalışmaların tercih edildiğini söylediniz, halkın merkezi bir çalışmaya soğuk baktığını belirttiniz. Arıcılık konusundaki eğitimin merkezi yapılmaya çalışılması tepkinin nedeni olabilir mi?

VY.: Eğitimin merkezi olarak yapılması zorunluydu. Ancak, ana arı üretimini bildiğim kadarıyla herkes aile bazında yürütüyor.

Tema en fazla 5 yıl kalmayı tasarlıyordu...

MBO.: Tepkinin bir başka nedeni, Temanın faaliyetlerindeki belirsizlik, mesela ne kadar süreceğinin belli olmaması olabilir mi?

VY.: Aslında başta Tema en fazla 5 yıl kalmayı tasarlıyordu. Son görüşlerini bilmiyorum. Yaklaşık 2 yıldır TEMA yöneticileriyle görüşmem olmadı. Sn. Gökyiğit, Macahel A.Ş.’deki hisselerini aldıktan sonar 5-6 ay içinde bir kısmını hibe yoluyla, kalanını da satmak suretiyle tüm hisselerini  devretmek istedi. Ancak bu hisseler alınmadı, birilerince aldırılmadı. Konu ile ilgili belgeyi Macahel Vakfı arşivinden sağlayabilirsiniz.

MBO.: Macahel’deki bu yatırımın, bir doğa kuruluşu tarafından değil de kişisel olarak yapılması daha doğru değil miydi?

VY.: Doğru... Ancak bir kuruluşun sponsor olması işin özünü değiştirmiyor. Herkes başta Sn. Gökyiğit’ten para almayı bekliyordu, herkese belirli aylık bağlanacağı gibi beklentiler oldu. Beklentiler gerçekleşmeyince tavırlar değişti.

Hakaretlerin tasvip edilmesi mümkün değil!

MBO.: Birde malum mektuplaşmalar ve hakaret olayı var, bunun tüm yöreye yapılmış bir hakaret olduğu, bir bakış açısını yansıttığı söyleniyor. Siz ne diyorsunuz?

VY.: Bir kere hakaret eyleminin tasvip edilmesi mümkün değil, çok yanlış bir davranış. Bu konuyu, Macahel Vakfı yönetim kurulu olarak görüştük ve net bir deklerasyon yayınladık. Fakat, olayın tüm Macahel’e yapıldığı ve bir bakış açısını yansıttığı fikrine katılmıyorum. Hakaret olayı muhalefet tarafından kasıtlı olarak abartıldı.

Macahel halkı etnik girişimlere prim vermez

MBO.: Farklı bir konu ama, çeşitli şekillerde gündeme geldiği için sormak istiyoruz. Macahel'de etnik-gürcülük faaliyetlerinden söz ediliyor. Bu konuyla ilgili ne düşünüyorsunuz?

VY.: Evet bazı faaliyetler yapanlar var... Ancak ben Macahel halkının hiçbir zaman bu tür girişimlere prim vermeyeceğine inanıyorum.

Bir an önce ilkelerimizi belirlemeliyiz

MBO.: Sorularımız cevaplandırdığınız için teşekkür ederiz. Son olarak eklemek istediğiniz?

VY.: Bir an önce bir araya gelip, belirli, somut konuları ele alıp, ilkelerimizi belirlememiz gerekiyor. Macahel’in her haliyle güzel kalması için. 

* Röportaj, sözlü olarak gerçekleştirildikten sonra, röportaj sırasında alınan notlara dayalı olarak yazıya dökülmüş ve incelenmek üzere röportaj verene gönderilmiştir. Röportaj veren tarafından yapılan bazı değişikliklere, girilen yeni bilgilere (özellikle kişisel bilgiler) göre röportaj yeniden gözden geçirilmiş, ancak röportajın akışını etkileyen bazı eklemeler, orijnalinin hemen ardından italik olarak gösterilmiştir.  


 Yazan : MacahelBizimdir | Okunma : 5328 | Yorum ( 0 ) | Oy:  | Bu içeriğe oy verin
Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Köşe Yazıları
Zülküf YEŞİLYURT
Köyde Kar
Apak oldu ortalık Kışın da farklı lezzeti var Hava gayrı karanlık Her tarafta buz tutan sular/f »Devamı
Okunma (42)
Ekleme Tarihi (16.11.2014 03:43)

Zülküf YEŞİLYURT
Macahel Vakfı Pikniğine Dair Seyahatname
Yolculuğumuz 09.40'ta başladığında meteorolojinin bugün »Devamı
Okunma (290)
Ekleme Tarihi (03.06.2014 17:10)

Zülküf YEŞİLYURT
Mayısta
Şu dağın ardında Bir köy var Bileğe benzer Eldeki beş parmağa Adı Macahel Silinm »Devamı
Okunma (336)
Ekleme Tarihi (11.05.2014 13:04)

Sen de Yaz Gönder
Diğer Köşe Yazıları
MacahelBizimdir.Org
Amacımız

» Macahel ile ilgili her türlü gelişmeyi takip etmek, gündeme taşımak ve değerlendirmek,
»
Yörenin her türlü sorununa bilinçli bir şekilde çözüm aramak,
» En önemlisi Macahel'e ilişkin yapılacak her türlü faaliyette, bizzat Macahel Halkının görüşlerinin etkin bir şekilde temsil edilmesine aracı olmak.

MacahelBizimdir.Org
Yerel reklam
Gitmek istediğiniz reklamın logosuna tıklayın!!!...
MERETA MÜZİK
Macahelli Müzisyen Murat ÇAKIR... Albümü, klipleri ve iletişim için resmi tıklayınız.

ÇORUH ELEKTRON
Vodafone Silver Bayii & Turkcell-Avea Satış Noktası Next-Nextstar Taplin Uydu Cihazları. Sinan ARSLAN & İlknur KAYA ARSLAN Merkez: Maradit Cad. No:28 Şube: PTT Cad. No:28 Borçka-ARTVİN coruhelektronik@hotmail.com

DURSUN BİLGİ İŞLEM
Dursun Bilgi İşlem Merkezi: Exper, Byron ve OEM bilgisayar, Danışmanlık ve Eğitim Hizmetleri, Networking, Yazılım, Bilgisayar donanımı, Web Tasarım ve Bilgisayar sarf malzemeleri Osman Yılmaz Cad. Belediye İş Merkezi No: 1/5 Hendek- SAKARYA

MacahelBizimdir.Org
Bu sayfa: 0,20 saniyede yorumlandı.
Sitemiz en iyi 1024x768 çözünürlükte Internet Explorer ile görüntülenir.
2002-2014 © Copyright Macahel Bizimdir İnisiyatifi
Website motorumuz © 2006-2007 ByCafer & Aspsitem tarafindan üretilip gelistirilmistir.
Macahel Bizimdir E-Posta Grubu (Sadece Macahelliler)
E-posta:
Genel